Beyaz Zambaklar Ülkesi / Grigoriy Petrov

“Entelektüel olmak demek düzgün kılık giymek ya da boynunda renkli bir fular ve başında moda bir şapka taşımak demek değildir. Entelektüel halkın beynidir. Halk, sizi eğitim alıp da daha iyi maaş alasınız ve akşamları restoranlarda oturup okuma saati denen yerlerde iskambil ve domino oynayasınız, diye eğitmedi. Bu durumda siz entelektüel değil, entelektüel çöp olursunuz. Halkın aklı, halkın iradesi ve enerjisi, halkın vicdanı olmak zorunda değilsiniz. Halkın düşüncesi olacaksınız. Halkı, köylüleri, işçileri, toplumun alt kesimlerini daha iyi yaşamaları için, daha iyi bir hayat kurmaları için eğitin. Ona nasıl çalışacağını öğretin. Ona yoksul ama sağlıklı varlığını nasıl inşa edeceğini öğretin. Ona kendisinin ve çocuklarının sağlığını nasıl koruyacağını öğretin. Ona mutlu bir aile hayatını nasıl kuracağını öğretin: Kocanın karısına nasıl davranacağını, kadının kocasına nasıl davranacağını, çocukları nasıl eğitmek gerektiğini öğretin. Halka inceliği, düzeni, disiplini öğretin. Halkta vicdanlı olmayı destekleyin. Ona, düzene değer vermeyi öğretin. Kendisinin ve başkalarının haklarına saygı duymayı. Halka böyle iyi örnek olacaksınız. Halka yaklaşımınızla, sözünüz ve işinizle ona daha fazla insan olmayı öğretenler olduğunuzu gösterin.” (Kitaptan)

Kitap Hakkında

Halkın hafızası hâlâ bir muammadır: Yüz yıl önce bütün Rusya’da yankılanan, ülkenin dört bir yanından hayran kalabalıkları kendine toplayan, ateşli gazete tartışmalarına yol açan Grigoriy Spiridonoviç Petrov isminin yüz yıl sonra artık sadece uzman tarihçilerin bildiği bir isim olacağı kimin aklına gelirdi…

Grigoriy Petrov bir rahip olarak ünlendi. Parlak vaazları ve konuşmaları bütün Petersburg’da konuşuluyordu. Hatiplik yeteneği Petrov’da edebi yetenekle kaynaşmıştı. Filozof Rozanov şunları söyler onun için: “Kitap piyasasına hâkim olanın Tolstoy ve Maksim Gorki değil, rahip Petrov olduğu rahatça söylenebilir; Petersburg’da en sevilen, sıradan halk tarafından da sevilen bir vaiz o…”

Petrov 1920 yılının sonunda Kırım’dan göç etti. Öldükten sonra bile ismini yaşatacak olan kitabı 1923 yılında yazdı. Kitap hem yazarından daha uzun ömürlü oldu, hem de en az yazarınınki kadar şaşırtıcı olan maceralı bir hayat sürdü. Beyaz Zambaklar Ülkesi, Finlandiya’dır. Ama Petrov’un çok iyi bildiği ve uzun süre yaşadığı Finlandiya değil, ideal bir devlet, “vaat edilmiş ülke” ne olursa olsun gidilmesi gereken mükemmel bir ütopyadır. Çünkü Finlandiya, Petrov’a göre, yoksulluktan ve olanaksızlıktan çıkmış, ekonomi, politika ve kültür alanlarında ideal bir toplumu yurttaşları, “hayat mimarları” yorulmak bilmeden çalışan insanlar sayesinde inşa etmiştir.

Bu çarpıcı roman “hayatın yenilenmesi” için bir rehber niteliğindedir…

Grigoriy Petrov
Grigoriy Spiridonoviç Petrov (1866-1925). Rus Ortodoks Kilisesi’nin modernleştirici öncülerinden biri, birçok şehirde çalışmış bir rahip, liberal yazar. Petersburg İlahiyat Enstitüsü’nü bitirdi, 1891 yılında rahip oldu. 1893 yılında Mihaylovski Topçuluk Lisesi’nde hukuk öğretmeni ve liseye bağlı kilisenin rahibi oldu. 1898 yılında Hayatın Temeli İncil adlı, inançsız entelektüeller arasında da büyük yankı uyandıran kitabı yayımlandı. Maksim Gorki bu kitabı övenler arasındadır. 1900-1901 yılları arasında Ayıklık Dostu dergisinin editörü oldu. Başka rahiplerle birlikte Petersburg’da, kilisenin yenileşmesini savunan “32’ler” grubunu kurdu. 1906 yılında Petrov’un yayımladığı Tanrının Hakikati adlı gazete ve Moskova’daki konuşmaları Kutsal Kilise Meclisi’ne şikâyet edilmesine yol açtı. Çerminetski Manastırı’na sürülen Petrov, 1907 yılında Kadetler arasından İkinci Devlet Dumasına milletvekili olarak seçilince görevi bıraktı. Aynı yıl Kilise Meclisi Petrov’un siyasi faaliyetlerinin devlet karşıtı olması nedeniyle vaaz vermesini yasakladı. Petrov bu kararı kabul etmedi ve 1908 yılında rahiplikten ihraç edildi. İhraç edildikten sonra Petrov Finlandiya’da ve Kırım’da seyahat etti. Rus Sözü adlı gazetede etkin rol aldı. Rusya’da dolaşarak “Hıristiyan sosyalizmini” vaaz etti. 1917 Devrimi’nden önce ikinci evliliğini yaptı, 1919 yılında bir kızı oldu. Bazı tarihçilere göre, 1917-1918 Geçici Kilisesi Petrov’a rahiplik unvanını geri verdi, fakat bu konuda belge bulunmamaktadır. Devrimden sonra Petrov Yugoslavya Krallığı’na göç etti, orada Eğitim Bakanı S. Prebiçeviç’in desteğini aldı, kendisine üniversitede yer verildi. Kısa sürede Sırpça öğrenerek ahlaki konularda 1500’dan fazla konuşma yaptı. Ayrıca Sırpça 30’dan fazla kitapçık yayınladı. 1925 yılında hastalandı, tedavi için gittiği Paris’te öldü. Petrov, en ünlü eserini 1923 yılında Hayat Mimarları adıyla Sırpça yazdı. Kitap 1925 yılında, Bulgarcaya çevrildi ve Beyaz Zambaklar Ülkesinde adıyla yayımlandı. Bulgaristan’da yazarın dostu olan Dino Bojkov’un çevirisiyle yayımlanan kitap çok beğenildi ve kitap ders kitabı niteliği kazandı. Grigoriy Petrov’un fikirlerini yaymak ve hayata geçirmek amacıyla Grigoriy Petrov Grubu kuruldu. Türkçeye ilk kez Ali Haydar Taner tarafından Bulgarcadan 1928 yılında, Beyaz Zambaklar Memleketinde adıyla çevrilen kitap Türkiye’de de eğitimciler ve halk tarafından büyük ilgi görmüş, Petrov’un başka bazı kitapları da, daha çok göçmen eğitimci Hasip Ahmet Aytuna tarafından Türkçeye kazandırılmıştır.

Leave A Response