Braudel’in klasiği Akdeniz yeniden raflarda!

10 yıllık titiz okuma, redaksiyon ve düzelti çalışmalarının ardından #Braudel‘in klasiği #Akdeniz#DoğuBatı Yayınları etiketiyle yeniden raflarda!

Türkçede daha önceden iki cilt halinde yayımlanan çalışmanın, Braudel’in gözettiği plan ve kurguya uygun biçimde üç cilt halinde yayımlanması daha doğru olacaktı. Zira ilk ciltte tarihsel olaylar üzerinde ortamın (milieu) ve coğrafyanın etkisi, ikinci ciltte ekonomik, toplumsal ve ticari yaşam, üçüncü ciltte ise daha çok siyasi ve askerî olaylar yer almaktadır. Yaklaşık on yıl üzerinde çalıştığımız eser; okuma, redaksiyon ve düzeltileriyle önceki basımlardan önemli farklılıklar içermektedir. Bu yeni basımda, kitap yeni baştan ele alındı, tüm kaynaklar orijinal metne göre gözden geçirildi. Yer, bölge veya özel isimlerin yazılımında ise daha çok özgün kullanımlar tercih edildi. Ayrıca metinde Braudel’in Latince, İspanyolca veya İtalyanca yazmayı tercih ettiği kavram ve kelimelere dokunulmadı, kitabın özgün metninde de sözü edilen yerler olduğu gibi bırakıldı. Dünyada tarihyazımını yöntem ve düşünce bakımından derin bir şekilde etkileyen bu eserin Türkiye’deki okurlara da büyük bir yarar getireceğini umuyoruz.

***

I. CİLT HAKKINDA
600 SAYFA

Venedik, Roma, İstanbul, Atina, Barcelona, İskenderiye, Marsilya ve Napoli… Her biri kadim dünyanın merkezinde ışıl ışıl parlayan ebedi güzellikteki kentler… Muazzam bir kültürel hareketliliğin, uygarlığın, siyasi rekabetlerin, ticaretin, ihtirasların ve dinsel çekişmelerin kalbi… Akdeniz bir denizden hep daha fazlasını taşımıştır. O aynı zamanda Baltık, Sahra, Mezopotamya, Atlantik ve Kuzey Afrika çölleri değil midir? Liman ve kıyılarıyla birlikte dağlar, ovalar ve yaylalar da bir denizin kaderini paylaşmış, yenilgi ve zaferlerini benzer ritimde yaşamıştır. Akdeniz halklarının tarihini uzun ve karmaşık bütünlüğü içinde kavramak gibi kelimenin tek anlamıyla çılgınca bir çaba içine giren ve eşsiz bir senteze ulaşan büyük bir tarihçinin, tutkulu bir Akdenizlinin eseri duruyor karşımızda, bir başyapıt: II. Felipe Döneminde Akdeniz ve Akdeniz Dünyası. Braudel’in Akdeniz’inde, Fransa’yı anlamak için Cezayir’i, Suriye’yi anlamak için İspanya’yı, Anadolu’yu anlamak için Mısır’ı anlamak gerekir. Bu çerçevede tarihin geniş alanlar yelpazesinde sorun-odaklı tarih, karşılaştırmalı tarih, tarihsel psikoloji, jeo-tarih, uzun sürenin tarihi, dizisel tarih, tarihsel antropolojinin yanısıra iklimbilim, iktisat, nüfusbilim, biyoloji vb. pek çok disiplinin başarılı sentezi Akdeniz ve Akdeniz Dünyası’nda bir araya gelmektedir. Birinci cilt, hemen hemen hareketsiz bir tarihi, insanın onu çevreleyen ortamla ilişkileri içindeki tarihini gündeme getirmektedir; bu tarih yavaş akan ve yavaş değişen, sıklıkla ısrarlı geri dönüşlerden ve sürekli yenilenen devrelerden meydana gelen bir tarihtir.

II. CİLT HAKKINDA
847 SAYFA

“Yirminci yüzyılın en yenilikçi, hafızalarda en fazla iz bırakan ve en önemli tarih çalışmalarının kayda değer bir bölümü Fransa’da üretildi.” Fransız Devrimi nasıl dünya siyasi tarihinin ve modern çağın yönünü belirleyen ve onu dönüştüren bir yolun kapısını açtıysa, “Fransız Tarih Devrimi” de tarihyazımı açısından bu anlamda benzer bir etki yapacaktır. Braudel Akdeniz Dünyası’nı, tarihsel düşüncede çığır açan bu eserini “tarihin duvarlarla kapatılmış bahçeleri incelemekten daha fazlasını yapabileceğini kanıtlamak” için çok disiplinli bir tarzda yazdı. Tarih denizinin dip akıntılarında, insanların ve toplumların çevreyle ilişkilerinden hareketle ortak kaderlerin, bütünsel hareketlerin, birleşmelerin ve dağılmaların izini sürdü. Kitabın ilk cildinde bahsedilen, hareketsiz jeo-tarihin üstünde şimdi yavaş ritimli bir tarih fark edilmektedir; dip dalgaları Akdeniz hayatının bütününü nasıl yükseltiyor? İşte kitabın ikinci cildinde, birbirlerini takip edecek şekilde ekonomileri, devletleri, toplumları incelerken ve nihayet tarih kavrayışını daha iyi aydınlatmak için denizdeki bütün bu güçlerin karmaşık savaş alanında nasıl etki ettiklerini göstermeye çalışırken, Braudel’in sorduğu soru budur. Bu bağlamda ele alınan demografi ve nüfus hareketleri, ticaret ve Amerika’nın keşfiyle altın ve gümüş hareketlerinin seyri, Afrika’nın batısından doğusuna Hindistan deniz yolunun keşfi ve etkileri, imparatorlukların yapısı, toplumlar, bürokrasi, uygarlık ve kültürel yapıları, alışverişler ve savaşları, kumpanyalar ve korsanlık bu cildin başlıca konularıdır.

Leave A Response