J. K. Rowling: Tek bir şansım olduğu için sanırım Dickens’ı seçerdim

Tek bir şansım olduğu için sanırım Dickens’ı seçerdim. Onun hakkında ne öğrenmek istediğimi sorarsan, şöyle diyebilirim: Her şeyi.

 

Guguk Kuşu (Robert Galbraith adıyla), Boş Koltuk ve Harry Potter gibi yazdığı eserleriyle tanıdığımız gerçek adını ise çok sonra öğrendiğimiz İngiltereli bir yazar olan J. K. Rowling. Hepimizi içine dahil ettiği Harry Potter’la  büyük bir üne sahip olan yazarla, kitaplar üstüne yapılmış bir söyleşiyi yayınlıyoruz.

Tahammül edemediğiniz edebi bir tür var mı?

JKR: Tam olarak “tahammül edememek” demezdim sanırım çünkü okuma zevklerim oldukça geniş. Fakat örneğin “genç kız edebiyatı”, fantezi ya da bilimkurgu okumam. Yine de karşıma çıkan herhangi bir kitaba okunma şansı veririm, yani bir yarım saat harcarım. Öteki türleri düşünecek olursak, şiirle olan ilişkimin yetersiz olduğunu söyleyebilirim. Keşke ben de bahçede dolaşırken gördüğüm kuşlara, çiçeklere edebi bir şeyler yazabilen tiplerden olsaydım. Fakat benim tutkum da hikâye işte. Ne zaman şiir okusam onu içimde bir yerlerde hissederim ama hikâyeden aldığım zevk gibi olmaz.

Sizi ağlatan bir kitabı sorsak?

JKR: Buna cevabım Boş Koltuk olacaktır. Kitabın sonunu yazarken, tekrar okurken ve düzeltirken sürekli ağladım.

Peki en çok güldüren?

JKR: The Diaries of Auberon Waugh. Bu kitap banyomda duruyor ve okuyup okuyup gülüyorum.

O zaman aynı şekilde devam edelim. Sizi kızdıran bir kitap var mı?

JKR: Burada söyleyip tanıtımını yapmak istemiyorum.

Ülkeyi yönetenlerin bir kitabı okuması zorunlu olsa siz onlar için hangi kitabı seçerdiniz?

JKR: Team of Rivals kitabının zaten okunmuş olduğunu düşünüyorum. O koltukta oturan biri için bundan daha iyi bir kitap düşünemiyorum. Bunun dışında Michael Sandel tarafından yazılan Adalet kitabını verirdim.

Çocukken en sevdiğiniz kitaplar neydi?

JKR: Elizabeth Goudge, The Little White Horse; Lousia May Alcott’dan Küçük Kadınlar; Paul Gallico, Manxmouse; Noel Streatfeild’ın yazdığı tüm kitaplar… Ve sanırım atlarla ilgili olan tüm kitaplar.

Peki hayran olduğunuz bir karakter ya da kahraman var mıydı? Şimdi var mı?

JKR: En sevdiğim edebi kahraman Jo March. Yazar olmak için can atan bir kız.

Annenizin okumanız için size verdiği en iyi kitap neydi?

JKR: Yukarıda bahsettiğim tüm kitapları o verdi aslında. Bunun dışında net olarak hatırladığım şeylerden biri de babamın bana okuduğu Söğütlerdeki Rüzgâr kitabı. Sanırım dört yaşındaydım ve kızamığa yakalanmıştım. O günlerle ilgili hatırladığım şeyler kızamık, Ratty, Mole ve Badger.

Çocuklarınızın size tavsiye ettiği kitaplar neler?

JKR: Oğlum sayesinde Cressida Cowell’ın ejderha kitaplarını okudum. Cidden başarılı ve çok eğlencelilerdi. Küçük kızım tam bir midilli hastası olduğu için Pippa Funnell’ın setini yarıladık diyebilirim. Büyük kızımla da Kurt Vonnegut Jr. okuyoruz.

Hayatta olan ya da olmayan herhangi bir yazarla tanışma imkânınız olsaydı bu kim olurdu ve ona ne sorardınız?

JKR: Bu soru üzerine saatlerce düşünülebilir. Sevdiğim tüm yazarları düşünürsem eğer, bazılarını çeşitli sebeplerden dolayı elerim. Örneğin P. G. Wodehouse çok çekingendi, bu sebeple buluşmamız pek rahat geçmeyebilirdi. Ayrıca ilgi alanlarımız da pek benzeşmiyor. Böyle böyle seçeneklerimi ikiye düşürdüm: Colette ve Dickens. Eğer Colette’yle rahat konuşma fırsatımız olsaydı bu, hayatımın buluşması olurdu çünkü hem kendisi hem de hayatı gerçekten inanılmazmış. Fakat tek bir şansım olduğu için sanırım Dickens’ı seçerdim. Onun hakkında ne öğrenmek istediğimi sorarsan, şöyle diyebilirim: Her şeyi.

Kitaplarınız arasında en sevdiğiniz hangisi?

JKR: Kalbimi üçe bölüyorum: Harry Potter ve Felsefe Taşı, Harry Potter ve Ölüm Yadigarları ve Boş Koltuk.

Issız bir adada yanınızda sadece üç kitap bulunduracak olsaydınız hangilerini alırdınız?

JKR: Shakespeare’nin, P.G. Wodehouse’un ve Colette’nin tüm eserlerini barındıran derleme kitaplarını.

Edebi bir karakter olsaydınız kim olmak isterdiniz?

JKR: Tabii ki Elizabeth Bennet.

In : SÖYLEŞİ

Related Articles

Bir Cevap Yazın