En İyi Bilinen 1O Masalın Mutsuz Sonla Biten Asıl Halleri

Birlikte büyüdüğümüz masallar hemen hep kötü karakterlerle, kötü sonlarla ve dönüm noktalarıyla doludur. Fakat öteden beri çeşitli kurumlar (başta Disney) masalları kötü sonlarından arındırmış, özgün hallerini değiştirmiştir. Böylece her birini mutlu sonla biten pek çok ünlü masal biliyoruz. Oysa o masalların özgün halleri bambaşka. Her birinin bazen ürkütücü, mutsuz sonları var. İşte o masalların gerçek ve mutsuz sonları:

Fareli Köyün Kavalcısı

Bu masal, fareler tarafından istilaya uğramış bir köyde geçiyor. Bir gün köye rengârenk kıyafetler içinde kavalcı bir adam geliyor. Ve köyü farelerden kurtaracağını söylüyor. Köylüler eğer gerçekten yaparsa ona çok büyük miktarda para vereceklerini söylüyorlar. Ve kavalcı gerçekten de köyü farelerden kurtarıyor. Kavalıyla öyle bir şarkı çalıyor ki fareler köyden gidiyor. Kavalcı parasını istemek için geri döndüğünde, köylüler parasını vermiyor. Bu sefer de Kavalcı köydeki çocukları kovmaya karar veriyor. Modern versiyonlarının pek çoğunda sonu böyle bitiyor; kavalcı parasını vermedikleri için kızıyor ve çocukları köyden uzaklaştırıyor. Köy halkı sonunda parasını ödemeye razı olduğunda çocukları köye geri getiriyor. Mutsuz sonla biten orijinalinde ise Kavalcı, çocukları nehire doğru uzaklaştırıyor ve hepsi orada boğuluyor. Bazı modern bilim insanları ise bu masalda pedofiliyle ilgili göndermelerin olduğunu söylüyor.

Kırmızı Başlıklı Kız

Bu masalı hepimiz, oduncunun Kırmızı Başlıklı Kızı kurttan kurtardığı versiyonuyla biliyoruzdur. Fakat aslında orijinal Fransız versiyonu pek hoş değil. Orijinal versiyonunda, küçük kız aslında soylu bir küçük hanımefendidir ve büyükannesinin evine giden yol kurt tarafından yanlış tarif edilmiştir. Ne yazık ki küçük kız yanlış tarif edilen yoldan gider ve kurda av olur. Orijinal hali böyle biter. Yani bizim bildiğimiz gibi oduncu ve büyükanne yoktur. Sadece kocaman bir kurt ve ölü Kırmızı Başlıklı Kız…Bu masalın ana fikri hepimizin bildiği gibi, ‘yabancılardan tavsiye bile almamaktır’.

Küçük Denizkızı

Hepimizin 1989 versiyonuyla bildiğimiz Küçük Denizkızı masalı aslında orijinalinden bayağı farklı. Disney versiyonunda, yani film versiyonunda Ariel deniz kızından insana dönüşüyor ve böylece Eric ile evlenebiliyor. Çok büyük bir düğünle evleniyorlar. Fakat Hans Christian Andersen tarafından yazılmış ilk versiyonunda deniz kızı Prens’in başka bir ülkenin prensesiyle evlendiğini görüyor ve çok üzülüyor. Köpüğe dönüşüp kaybolmaması için Prens’in kalbine bıçak saplaması gerektiği söyleniyor ama deniz kızı bunu yapamıyor. Bunun yerine denize atlayıp köpüğe dönüşüyor ve ölüyor. Hans Christian Andersen bu mutsuz sonu biraz hoş hale getirmeye çalışmış. Değiştirilmiş sonunda köpüğe dönüşünce ölmek yerine havaya uçup “havanın kızı“oluyor.

Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler

Hepimizin bildiği versiyonda Kraliçe avcıya Pamuk Prenses’i öldürmesini emrediyor ve kanıt olarak Prenses’in kalbini getirmesini istiyor. Avcı bunu yapamıyor ve Prenses’in kalbi yerine bir yaban domuzunun kalbini getiriyor. Neyse ki Disney, bu şekilde yaparak masalı biraz daha yumuşak hale getirmiş. Önemli bir noktayı değiştirmiş: orijinal hikayede Kraliçe, Pamuk Prenses’in akşam yemeğinde yenmek üzere karaciğerini ve akciğerini istiyor. Hatta orijinalinde, Pamuk Prenses kaleye getirilirken Prens’in atı tarafından tekmelenmiş halde uyanıyor-büyülü bir öpücükle değil. Prens’in ölü bir kızın bedeniyle ne yapacağı tamamen sizin hayal gücünüze kalmış bir şey. Grimm versiyonunda ise Kraliçe, demirden yapılmış sıcak ve kırmızı ayakkabılarla öleseye kadar dans etmek zorunda bırakılıyor!

Uyuyan Güzel

Herkesin bildiği Uyuyan Güzel’de, güzeller güzeli Prenses parmağına iğ battığında yüzyıl süren bir uykuya dalıyor. Sonunda Prens geliyor, onu öpüyor ve Prenses yüzyıllık uykusundan uyanıyor. Âşık olup evleniyorlar ve bir ömür boyu mutlu yaşıyorlar. Fakat orijinal masalda, bu kadar mutlu bir sonla bitmiyor. Aslında genç kız, bir lanetten dolayı değil kehanetten dolayı ölüyor. Ve onu uyandıran Prens’in öpücüğü değil ona tecavüzde bulunan Kral oluyor. Hamile kalıyor ve 9 ay sonra iki çocuğu oluyor (hem de hâlâ uyuyorken). Çocuklardan biri, Prenses’in parmağını emiyor ve yüzyıl uyumasına sebep olan iğ çıkmış oluyor. Prenses uyanıyor, kendini tecavüze uğramış ve iki çocuk annesi olmuş şekilde buluyor.

Rumpelstiltskin

Bu masal, değiştirilme açısından öbürlerinden biraz farklı. Yazarı tarafından biraz daha mutsuz son olması için değiştirilmiş. Bildiğimiz Grimm Kardeşler’de, Rumpelstiltskin samanı eğirip altın yapması istenen ve yapamazsa öleceği söylenen kıza yardım eder, samanı eğirip altın yapar. Karşılığında ise kızın ilk çocuğunu ister. Kız kabul eder ama çocuğunu vereceği gün geldiğinde bunu yapamaz. Rumpelstiltskin ise eğer adını tahmin edebilirse çocuğu almayacağını söyler. Kız, ismini ateşe söylerken duyduğu için doğru şekilde tahmin eder. Rumpelstiltskin tam bu anda çok sinirlenir ve hemen oradan kaybolur. Değiştirilmiş versiyonunda işler biraz daha karmaşıklaşır. Rumpelstiltskin o kadar sinirlenir ki sağ ayağını yerin dibine sokar, sol bacağını tutar ve kendini iki parçaya ayırır. Bundan sonrasında ölüm olduğunu söylemeye gerek yoktur sanırım.

Goldilocks ve Üç Ayı

Kalpleri ısıtan bu masalda, küçük ve sevimli bir kız olan Goldilocks üç ayının yaşadığı bir ev bulur. Ayılar dışarıdayken içeri girer, yemeklerini yer, sandalyelerinde oturur ve en sonunda küçük ayının yatağında uyuyuverir. Ayılar eve döndüğünde Goldilocks’u uyurken bulurlar. Küçük kız birden uyanır ve korkuyla camdan dışarı çıkar. 1837’ye giden orijinal halinde ise olası iki son vardır. Birincisinde ayılar Goldilocks’u bulurlar ve onu paramparça edip yerler. İkincisinde Goldilocks aslında ayılar geldiğinde camdan atlayan yaşlı bir cadıdır. Yani orijinal sonu bize iki şey söyler: Goldilock ya camdan atlarken boynu kırılmıştır ya da serserilikten tutuklanıp hapishaneye gönderilmiştir.

Hansel ve Gretel

Hepimizin bildiği versiyonunda, Hansel ve Gretel ormanda kaybolur, en sonunda zencefilli çörek evine giderler ama bu ev çok kötü bir cadıya aittir. Cadı, çocukları evinde alıkoyar ve onları yemek için hazırlanır. Hansel ve Gretel ise kaçmak için bir çözüm bulurlar; cadıyı ateşe atıp kaçarlar. Masalın Kayıp Çocuklar adındaki ilk Fransız versiyonunda cadı yerine şeytan vardır. Şeytan, daha sonraki versiyonda Hansel ve Gretel’in cadıyı düşürdükleri gibi tuzağa düşürülür fakat şeytan bu tuzağın farkına varır. Çocuklardan birini testere tezgahına koyar. Çocuk, testere tezgahından nasıl kurtulacağını bilmiyormuş gibi yapar. Şeytanın karısı ise nasıl kurtulacağını gösterir. Testere tezgâhına doğru eğildiğinde çocuklar boğazını keser ve kurtulurlar.

Elsiz Kız

Açıkçası, değiştirilmiş versiyonu bu masalın orijinalinden çok daha iyi bir versiyon değil ama yine de göze çarpan farklılıkları var. Modern versiyonunda, şeytan fakir adama çok büyük bir zenginlik sunar. Fakat bir şartı vardır; değirmenin arkasında duran şeyi ona verecektir. Fakir adam değirmenin arkasında sadece bir elma ağacı olduğunu düşünür ve tamam der. Aslında değirmenin arkasında duran şey, kızıdır. Şeytan, kızını almaya çalışır ama yapamaz. Çünkü saftır ve bu yüzden şeytan, eğer kız babasının kendi ellerini kesmesine izin vermezse babasını alacağını söylerek tehdit eder. Kız kabul eder ve babası şeytanın istediğini yapar. Evet bu versiyonu da hoş değil fakat eski versiyonları daha kötü: Genç kız kendi kollarını kendisi keser çünkü ona tecavüz etmeye çalışan erkek kardeşine çirkin gözükmek ister. Bir diğer versiyonunda ise, babası kızının ellerini keser çünkü kızı, kendisiyle ilişkiye girmeyi reddeder.

Külkedisi

Bilinen Külkedisi’nde, ayağından fırlayan ayakkabısı Prens tarafından bulunan güzeller güzeli Külkedisi ve iki kötü üvey kardeşleri vardır. Bu masalın geçmişi MÖ 1.yüzyıla kadar, yani asıl kahramanın Külkedisi değil Rhodopis olduğunu versiyona dayanır. Günümüzdeki Külkedisi’ne benzerdir ama bu orijinal versiyonunda cam ayakkabılar ve bal kabağı yoktur. Fakat arka planına Grimm kardeşler tarafından daha kötüce bir şey gizlenmiştir: Bu versiyonunda kötü üvey kardeşler kendi ayakları cam ayakkabıya uysun diye ayaklarından birkaç parça keserler. Prens’i kandırmayı düşünürler. Fakat Prens, bu hilekarlığı üvey kardeşlerin gözlerinden gören güvercinler tarafından uyarılır. Ve üvey kardeşler, Külkedisi Prens’in lüks sarayında otururken; ömürlerinin sonuna kadar hayatlarını kör birer dilenci olarak geçirirler.

Kaynak Site: oggito   / Çeviren: Ezgi Kaplan

Leave A Response