Haluk İnanıcı’nın kaleminden ‘Aşkın Yedi Menzili’

Haluk İnanıcı ismini hukuk üzerine yaptığı çalışmalarının yanında romanlarıyla biliyoruz. Rugan Ayakkabılı Teğmen ve Dinle Lisa romanlarının yazarı İnanıcı’nın yeni romanı ise henüz okur karşısına çıktı: Aşkın Yedi Menzili…

Aşkın Yedi Menzili, Türkiye toprakları açısından önem taşıyan tarihî bir kırılma dönemi üzerinden insan üzerine konuşmaya çalışan bir roman ve yazarı bunu, farklı bir terminoloji üzerinden iletişime geçerek okuruna sunuyor. Roman kapılarını 1240 yılı ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin güçlü zamanlarından açarken bize, gücü korumak için zor kullanmaya başlayan her devletin kaderini de gösteriyor bir yandan. Çünkü romanın ilerleyen sayfalarında İnanıcı’nın yazdığı hikâyeyi şekillendirip omurgasını meydana getireceğini anladığımız olay, devlete karşı başlatılmış bir isyan: Babai İsyanı.

Baba İlyas’ın talebelerinden Baba İshak’ın başını çektiği ve Anadolu Selçuklu Devleti’nin paralı Frank askerlerini kullanarak güçlükle bastırdığı, ardında pek çok acı bırakan, Baba İlyas’ın kale duvarından sallandırılarak idam edilmesini ve pek çok Babainin de katledilmesine neden olan isyan…

Fakat İnanıcı’nın romanı, bu isyanla alsa da hızını bu isyan ekseninde ilerlemiyor. Babai İsyanı, Aşkın Yedi Menzili özelinde, yazarın romanın ilerleyen sayfalarında şekillendireceği dünya için güzel bir başlangıç olmasının yanında, kahramanlarının yaşamlarını nasıl devam ettirdiği, ulaşmak istedikleri menzile varmak için neler yaptıkları ve göze aldıkları, dahası Babai İsyanı’nın sonuçlarından belki de en önemlisi olan Babailik’in siyasi ve dinî bir hareket olarak nasıl şekillendiğini anlamak adına da önemli bir yerde duruyor.

TAŞBEK VE TEBRİZLİ

Bu noktada da romanda karşımıza Tebrizli Arif ve Taşbek Baba çıkıyor.
Anlatılan hikâye boyunca yanımızda olacak Taşbek Baba, Tebrizli Arif’in ilahi tedrisatından geçmiş bir Babaidir. Sonucunda Tebrizli Arif kendisine yeni bir görev ve menzil vermiş, yanından uzaklaştırmıştır. Ancak bunun Tebrizli tarafından bilinçli bir şekilde yapıldığı ve gelecekten feyz alarak Taşbek’i bu çıkacak isyanın zamansız olduğunu Baba İshak’a bildirmesi için görevlendirdiği ortaya çıkar. İsyan başarısız olunca da geride kalan az sayıda Babai gibi onlar da gizlenerek yaşamlarını devam ettirir. Devam ettirirken ise Haluk İnanıcı’nın değinmek istediği noktalardan geçerek inanışlarını ve bu inanışlarına bağlı yaşayışlarını göz önüne seriyorlar.
Haluk İnanıcı’nın roman boyunca ilgilenip özenle üzerine gittiği mesele de daha çok bu zaten. Romanın üzerinden geçtiği dönem metin için önemli bir arka plan oluşturmakla birlikte, Taşbek ve Tebrizli üzerinden gösterilen yaşam esas vurgulanmak istenen…

Bu yaşamda da din ve mezhep üzerinden girilen çatışmaların gereksizliği vurgulanıyor daha çok. Gerçek dinin sevgi, inanışın ise merhamet üzre kurulduğu, aklın kiraya değil insanın kendi kullanımına sunulduğu bir dünyanın vurgusu Aşkın Yedi Menzili…

Roman boyunca pek çok tarihî şahsiyet de karşımıza çıkacak. Bu, romanın gerçeklik katmanına katkı sağladığı gibi hayal düzleminin de daha sağlam bir zemin üzerinde yükselmesini sağlıyor. Tam da bu nedenle Aşkın Yedi Menzili, gücünü acı bir gerçekten alsa da hayallerini bırakmayan bir roman olarak dikkat çekiyor.

Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.

Bir Cevap Yazın