Başlı başına bir hazine: Tanpınar

Selim İleri

Selim İleri

Selim İleri bu hafta Tanpınar’ın Dergah yayınlarınca tekrardan basılan ‘Hep Aynı Boşluk’ adlı eseri üzerine bir yazı kaleme almış. Yazısında Tanpınar’ın bu eserinin önemini aynı zamanda onun yazarlığını şöyle ifade ediyor: ” ‘Hep Aynı Boşluk’ başlı başına bir hazine. 1930’lardan 1960’lara edebiyat-sanat sorunlarına çok özlü bir yaklaşım, çok farklı bir görüngeden eğilen bir usta, yolun en başındayken bile ‘usta’.”


‘Hep Aynı Boşluk’, Tanpınar’ın çoğu bilinmeyen, dergilerde, gazetelerde kalmış denemelerinden, mektuplarından, söyleşilerinden oluşuyor; şüphesiz bir hazine.

fft1_mf28256

Ahmet Hamdi Tanpınar

Önce kitabın adına vuruldum: ‘Hep Aynı Boşluk’ (Dergâh Yayınları ). Sonra arka kapaktaki, bize her günümüzü yorumlayan alıntıya: “(…) Fakat daha korkuncu var. Ölüme rağmen, öleceklerini bile bile insanların birbirine düşman olması… Ve bunun bir zaruret gibi görünmesi…”
Daha birkaç gün önce, Tanpınar’ın güncesini bir kez daha karıştırıyordum: Son yılında ölümü, yeryüzünden ayrılışı ne kadar yoğun duyumsamış! Oysa hayatı boyunca bir iç ödeşme söz konusu, besbelli.

‘Hep Aynı Boşluk’, Tanpınar’ın çoğu bilinmeyen, dergilerde, gazetelerde kalmış denemelerinden, mektuplarından, söyleşilerinden oluşuyor; şüphesiz bir hazine. Erol Gökşen titizlikle derlemiş, dipyazılarla bilgilendirmiş. İnci Enginün özlü giriş yazısında ‘Huzur’ romancısının bütün yazı emeğini ancak zaman içinde, ancak araştırmalarla derleyeceğimizi özellikle vurgulamış. ‘Hep Aynı Boşluk’ bu yoldaki adımlardan.

Tanpınar’la serüvenim herhalde elli yılı aştı. Eniştemin kitaplığında karşıma çıkan ‘Yaz Yağmuru’ ondan ilk eserdi. ‘Yaz Yağmuru’ uzun öyküsüne başlar-başlar, gerisini bir türlü getiremezdim. Ama gizli ‘cazibe’sinden de bir türlü kurtulamazdım.

Sonra yıllar yılı süren okumalarla, tekrar okumalarla ‘Huzur’, ‘Abdullah Efendinin Rüyaları’, kara gülmecesi karşısında yıldığım ‘Saatleri Ayarlama Enstitüsü’. Zeynep Kerman’ın hazırladığı ‘Edebiyat Üzerine Makaleler’ yayınlandığında bambaşka bir Tanpınar’ı tanıyacaktım.

O bambaşka Tanpınar’ın Ahmed Hâşim ve Reşat Nuri için yazdıkları, diyebilirim ki, bir anlamda kılavuzum oldu.

Fakat duyarlılığı, sevecenliği uçsuz bucaksız bu yazarın zaman zaman hainleştiği de olur. ‘Hep Aynı Boşluk’ta yer alan ‘Ahmet Cemil’le Mülakat’ı örnek verebilirim. Buluşu göz kamaştırıcı bu denemeyi önce-ilk bölümüyle- Edebiyat Üzerine Makaleler’de okumuştum: Tanpınar, benim çok sevdiğim Ahmet Cemil’i, ‘Mai ve Siyah’ın kahramanını handiyse bütün içliliklerinden sıyırıyor, posaya dönüşmüş bir yitik Ahmet Cemil anlatıyordu.
Gerçi yazarın amacı, Ahmet Cemil’in gerisinde Edebiyat-ı Cedide’yi eleştirmekti ama, o arada neler de gözden çıkarılmamıştı ki! Şimdi bu buluşlu denemenin ikinci bölümünü de okumuş oluyorum ve Tanpınar’ın Ahmet Cemil’de belki kendi kaderini de betimlediğini düşünüyorum, bundan hiç söz açmasa bile…

‘Hep Aynı Boşluk’ başlı başına bir hazine. 1930’lardan 1960’lara edebiyat-sanat sorunlarına çok özlü bir yaklaşım, çok farklı bir görüngeden eğilen bir usta, yolun en başındayken bile ‘usta’. 

Şu gözlem 1951 tarihini taşıyor: “Dostoyevski’yi musiki dinlerken görmek isterdim. Bu ‘hiç de iyi tanzim edilmemiş’ romanların sahibi bana daima büyük senfonileri hatırlatır.”

Tekrar ‘Ahmet Cemil’le Mülakat’a döneceğim. Yıl 1933: Ahmet Cemil, Halid Ziya’nın uzun uzadıya betimlediği, Süleymaniye’deki evlerini anımsıyor, o evin ‘şimdi’ ne olduğunu düşünüyor: “Şüphesiz yıkılmış ve yerine beton apartman yapılmıştır. Böyle olmasa bile herhalde yine tanınmayacak haldedir.”
İstanbul gibi tarihî bir kentin başına gelecekleri saptayan ilk uyarılardan biri herhalde. Döneminde göze çarpmamış, hiç mi hiç önemsenmemiş.
‘Hep Aynı Boşluk’ta birkaç siyasî portre de yer alıyor. Tanpınar koyu bir İsmet Paşacı. Kimi övgülerine uzak dursanız bile, yakın tarihimizin bu çok önemli kişisini Tanpınar bize ayrı bir cepheden yorumluyor. Yakup Kadri’nin P’olitikada Kırk Beş Yılda’da çizdiği İnönü portresiyle yan yana okunsa, muhakkak ki bir senteze ihtiyaç duyulacak.

Kısacası, ‘Hep Aynı Boşluk’, 2016‘nın en değerli ‘yeni’ kitaplarından biri.

HEP AYNI BOŞLUK
Denemeler, Mektuplar, Röportajlar
Ahmet Hamdi Tanpınar
Hazırlayan: Erol Gökşen
Dergah Yayınları
518 sayfa, 28 TL.

 

Kaynak Site: RadikalKitap

In : MAKALE

Related Articles

Bir Cevap Yazın